|
Sual: Müslüman olmak
için Amentü’deki altı esasa inanmak şarttır, ama
inanmak ne demektir?
CEVAP
İnanmak, görmüş gibi, kabul etmek, tasdik etmek,
beğenmek demektir.
Bir insanın Müslüman olabilmesi için, iman
sahibi olması, yani dinimizin emir ve
yasaklarına inanması şarttır. Yalnız inanması da
kâfi değildir; bu emirleri beğenmesi ve sevmesi
de şarttır. Bu da bir bilgi işidir. Yapıp
yapmamak ayrı, bunları kabul etmek, beğenmek ve
sevmek ayrı şeydir. Yapıp yapmamak günah ve
sevapla ilgili, kabul etmek ve beğenmek imanla
ilgilidir. İmanın altı esası bir bütün olup, çok
önemlidir. Ufak bir şüphe götürmez. İnandığı
halde, birini bile beğenmemek kâfirliktir.
Amentü’nün manası:
Amentü’yü bildiren hadis-i şerif şu
mealdedir:
(İman; Allah’a, meleklere, kitaplara,
peygamberlere, ahiret gününe, [yani
Kıyamete, Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana],
kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna,
ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır.
Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun
kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.) [Buhari,
Müslim, Nesai]
Allah’a inanmak:
Allahü teâlânın varlığına, birliğine, Ondan
başka ilah olmadığına, her şeyi yoktan
yarattığına, Ondan başka yaratıcı olmadığına
kalben inanmak, kabul etmek demektir. Âlemlere
rahmet olarak gönderdiği son Peygamberi Muhammed
aleyhisselam vasıtasıyla bildirdiği dinin
hepsini kabul etmek, beğenmek demektir. Bir
âyet-i kerime meali:
(Allah’a ve ümmi nebi olan Resulüne iman
edin!) [Araf 158]
Meleklere inanmak:
Melekler nurani cisimlerdir. Hiçbirinde erkeklik
dişilik yoktur. Hepsinin günahsız, emin olduğunu
kabul etmek, tasdik etmek, yaptıkları işleri
beğenmek şarttır. Bir âyet-i kerime meali:
(Asıl iyilik; Allah’a, ahirete, meleklere,
kitaplara, nebilere inanmaktır.) [Bekara
177]
Kitaplara inanmak:
Zebur, Tevrat, İncil, Kur’an ve diğer
kitapların Allahü teâlâ tarafından
gönderildiğine, hepsinin hak olduğuna, ancak son
kitap Kur’an-ı kerimle diğerlerinin [Hiç birisi
değişmemiş bile olsa] Allahü teâlâ tarafından
nesh edildiğine yani yürürlükten kaldırıldığına
iman etmek, böyle olduğunu kabul etmek demektir.
Ayrıca, Kur’an-ı kerimden önceki kitapların
insanlar tarafından değiştirildiğini, Allah
kelamı olmaktan çıktıklarını bilmek, bunu kabul
ve tasdik etmek demektir. Bir âyet-i kerime
meali:
(Onlar, sana indirilene [Kur’an-ı
kerime], senden önceki indirilen kitaplara
iman ederler.) [Bekara 4]
Peygamberlere inanmak:
Peygamberlerin hepsinin Allahü teâlâ
tarafından seçilmiş olup, sadık, doğru sözlü,
günahtan masum olduklarını kabul ile tasdik
etmek demektir. Onlardan birini bile kabul
etmeyen, beğenmeyen kimse, kâfir olur.
Peygamberlerin ilkinin Âdem aleyhisselam
ve sonuncusunun, Muhammed aleyhisselam
olduğuna iman etmek, kabul ve tasdik etmek
demektir. Peygamber efendimizin bildirdiği dini
hükümlerin hepsini, en güzel şekilde ve eksiksiz
tebliğ ettiğine inanmak, bu emir ve yasakların
hepsini kabul edip, hepsini beğenmek demektir.
Bir âyet-i kerime meali:
(Bütün Peygamberlere iman edip, hiçbirini
diğerinden ayırmayanlar Allah’ın mükafatına
kavuşacaktır.) [Nisa 152]
Kaza ve kadere inanmak:
Allahü teâlânın insanlara cüzi irade
verdiğini, insanların bu cüzi iradeye göre
tercih ettikleri ve yaptıkları her şeyi Allahü
teâlânın yarattığına iman etmek demektir. Hayır
ve şer, her şeyi kulların talep ettiklerini,
Allah’ın da bunu dilediği takdirde yarattığını
bilmek, bunu kabul ile tasdik etmek ve beğenmek
demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’ın emri mutlaka yerine gelecek,
yazılmış bir kaderdir.) [Ahzab 38]
Ahirete inanmak:
İnsanların kıyamet kopunca, dirileceklerine,
hesap ve mizandan sonra, Müslümanların Cennete,
kâfirlerin Cehenneme gideceklerine ve orada
ebedi kalacaklarına iman etmek, bunu kabul etmek
ve beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Onlar [Müslümanlar], ahiret gününe
iman ederler.) [Bekara 4]
Kelime-i şehadete inanmak şöyle olmalı:
Ben şehadet ederim ki, yani görmüş gibi bilirim
ve bildiririm ki, Allah’tan başka ilah yoktur.
Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam
Onun kulu, resulü ve son Peygamberidir. İki
âyet-i kerime meali:
(Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın
Resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab
40]
(Allah’a ve resulüne inananlara, rableri
katında nurları ve ecirleri vardır.) [Hadid
19]
|